2 Eylül 2010 Perşembe

her son bir başlangıçtır..

Kasımpatı günü bugün yarınsa gül'ün
aşk yüzünden yorulup uykuya dalacaksın
beklemekten yoruldum mezarcı
para biriktirmekten mezarcı
bu gece çok yalnızım

****

Ne haber blog. Ah ah bugün ne çok söyledim kendi kendime yeniden aynı cümleyi biliyor musun? “şu blogun dili olsa diye..” bazen bunu o kadar yürekten istiyorum ki dile gelip konuşacağından şüphe ediyorum.

Bu şarkıya bayılıyorum blog.[kasımpatı şarkısına, dinlerken anlamadığımız o yabancı sözler kuşlar böcekler hayat ne güzel diye hissettirip koşma isteği uyandırsa bile gerçeği anlayınca içimi acıtan şu şarkı, tam da benlik dediğim şarkı..] Aslında o bir film müziğinin ufacık bir yeri. Mafyanın içindeki aşık bir adamın arabasında ritim tutup eşlik ettiği şarkı. Bugünlerde moralim bozuldukça arabaya atlayıp bağıra bağıra eşlik etme hisleri uyandıran şarkı. Bugün birisine ne yapıyorsun dedim çok güzel bir cevap verdi. “bekliyorum canım bekliyorum” dedi. Aslında beklemenin bile ufacık bir ümit taşıdığının göstergesi olduğu bir kez daha kafama “daaaannn” diye vuruverdi. Bekleyemiyorum bile. Neyi bekleyeceğim ki.

Bugün elimde yapılacak çeviriler ve çözülecek sorular var. Tiksindim yabancı dilden ya :) Çeviri değil de sorular kastı. Yarısında bırakıp dur bi yazı yazayım dedirtecek kadar sıktı. Çeviri işine tamamen kendi kendime atlamış olup önüme neredeyse 60 sayfaya yakın bişey gelince gözüm korkmuş olsa da yine de keyifli bir olay.

Bilirsin blog, ben sürekli oradan oraya atlar blog değiştiririm. Sen kaçıncı mekanımsın hatırlamıyorum ama ilk aşk gibisin. Uzunca süre unutulamayan ilk aşklar gibi olacaksın sanırım. Dün gece sana yazdıklarıma baktım. Yazarken çok bunalım ve kötü bir blog olduğunu düşünüyordum ama bazı yazıları çok sevdim. Sana hep hüznümü dökmüşüm isminden dolayı olsa gerek. Başka yere taşınmayı düşünüyorum blog. Kim bilir bir gün yarın güneş doğmasın dediğim bir sabah gelir içimde biriken tüm acıları,hüzünleri ve kırgınlıkları yine sana dökerim..

0 yorum: