Sevgili blog,
Sana uğramayalı ne çok oldu değil mi? Gelmememin sebebi ne yazık ki günlük güneşlik geçen günlerim olduğundan değil, hayata dair yeni bir şey daha öğrenmiş olmamdandır. Hayatımda kimseye muhtaç olmamak için deli gibi çalışmalıyım. Ailene, yakın arkadaşlarına, hatta gelecekte evlenecek olursan eşine hiç kimseye muhtaç olma! Yeni parolamız bu. Hiç kimseye maddi- manevi ihtiyaç duymamaya çalış. Kendi kendi kendine yetmeyi öğren. Bu yeni felsefem sağ olsun yeni prensipler geliştirdim. Dertlerini içine at. Ve sakın kimselere güvenme. Yoksa benim gibi böyle aptal aptal bakarsın tüm olanlara. Ahh safım benim der kendine acırsın. Zavallı. En çok manevi olarak muhtaç olmama kısmı yoruyor beni. Tüm bunların hayatımın bu denli zor günlerine denk gelmesinin bir sebebi hikmeti olmalı değil mi. Vardır mutlaka. Çok sinirliyim blog. Aslında geçti sinirim ama direncimi korumak için katı durmam gerekiyor galiba. Bilmiyorum. Hayatımdaki insanların yüzde doksanını çıkarıp, buruşturup şöyle uzaklara savurmak istiyorum. Mümkün müdür?
1 Ekim 2010 Cuma
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

4 yorum:
yazılarınızın hepsini çok fakat bu blog çok fazla bunalım kokuyor bence artık kendinizi önemsemelisiniz hayatı iyi yönlerini görün
bütün yazılarınızı okudum fakat bu blog çok fazla bunalım kokuyor bence artık kendinizi önemsemelisiniz bir silkelenin ve kendinize gelin umarım herşey daha güzel olacak;)
Merhaba Akustik :)
Nasılsın ? Hayat nasıl gidiyor. .?
görünmez kalem adı üstünde akustik hüzünler. buraya sadece dertlenince yazıyorum ve hayatta en emin oldugum seylerden biri kendimi önemsediğim ve herseyin güzel olacağına dair inancımdır..
masal düşe kalka kah hüzünlü kah mutlu.. gidiyor işte ama nasıl bende kesfedemedim bi türlü :)
Yorum Gönder